25 Nisan 2018 Çarşamba

Ortak Öykü Yazıyoruz (Yeni Mim)

Efendim tüm dostlara selamlar sevgiler olsun karşınıza çok güzel bir şeyle  geliyorum kendimce deli cesareti deyip yazdım sanırım :) sevgili Berlin Berlinin   Ve güzel insan Deep Tone başlatmış olduğu çok güzel  ortak öykü yazıyoruz mimi yaparak karşımıza çok güzel bir öykü çıkmaya başladı gerçekten şuna çok bir  güzel dostlarımız yazdı ve halen yazmayı ve mimlenmeyi bekleyen dostlar da var tabi :) ve sizleri de daha fazla heyenlandırma dan söze başlıyorum :) dilerim beğenirsiniz inşallah becere bilmişimdir :)evett başlıyoruz hadi bakalım ..:)
Ve   topu  çok sevdiğim güzel dost Sevgili Eren O. Okuma Günlüğüme Bırakıyorum  Sıra sende canım benim :)



👉Öykü Bölümü:  Berlin Berlin
"Saçları terden yüzüne yapışmış, gözleri ağlamaktan kan çanağına dönmüş, koşmaktan dizlerinde derman kalmamış bir şekilde sokağın büyük caddeye açılan köşesinden ana yola fırladı. Zifiri karanlıkta bir arabaya rast gelme umuduyla koşmaya devam etti. Yolun karşı tarafında beliren ışığa biraz daha yaklaştığında, birinin kendine doğru geldiğini ve fısıldayarak "Öykü" diye çağırdığını duydu."

👉Öykü Bölümü:  DeepTone
"Öykü, Öykü, Öykü!" Fısıldamaların şiddeti arttı: 'Öykü, kızım, hadi uyan, uyansana, hadi kızım, sabah oldu, okuluna geç kalacaksın, uyan!!!' Bir sıçramayla uyandı: "Ah anne, sen miydin beni çağıran, ne işin vardı ışığın altında?' 'Ne ışığı yavrum, kabus mu görüyordun sen, sana kaç defa dedim, uykudan önce gerilimli filmler izleme diye, hadi kalk artık, bir duş al, portakal suyunu iç ve dersine yetiş." 

👉Öykü Bölümü:  Ebemkuşağı

"Neyse ki rüyaymış dedi Öykü. Derin bir nefes aldı. Sonra kalkıp lavaboya gitti. Yüzüne çırptığı suyla kendine geldi. Annesi içeriden; 'İki lokma bir şeyler ye!' diye sesleniyordu. 'Geç kaldım anne!' diyerek, odasına gidip aceleyle giyindi. Annesine bir öpücük gönderip masanın üzerinde duran bir bardak sütü içtikten sonra kendini dışarı attı. Hızlı adımlarla ışıklara geldi.

Tam caddeden karşıya geçmeye hazırlanırken acı bir fren sesi duydu. Bir an, geceki rüyanın etkisiyle arabanın kendisine çarptığını zannedip gözlerini kapattı. Sonra kendine gelip gözlerini açtığında yerde yatan bir kedi yavrusu gördü. Hemen kediyi kucağına aldı. Neyse ki birkaç ufak çizikten başka görünür bir yarası yoktu kediciğin. İlk dersi kaçırmıştı zaten. Eve dönüp annemden mi yardım istesem yoksa veterinere mi götürsem diye ikilemde kaldı Öykü." 

👉Öykü Bölümü:  İncirli Kurabiye

"Ama kısa sürede toparladı kafasını. Düşünmesine gerek yoktu ki, ne yapacağını o çok iyi biliyordu. Yüzüne kocaman bir gülümseme yayıldı. İçinde kelebekler uçuşmaya ve kalbi hızlıca atmaya başladı. Çünkü aklına gelen fikir onu heyecanlandırmıştı. Eve dönüp annesinden yardım almayacaktı elbette, kediyi veterinere götürecekti. Her gün okuluna giderken yolunu uzatıp kliniğinin önünden geçtiği, 'acaba karşılaşır mıyım?' düşüncesi ile kapısının önünde oyalandığı, aşık olduğu veterinere götürecekti kediyi. O veterineri de ilk, arkadaşının kedisini götürdüklerinde görmüştü... Zaten o anda da aşık olmuştu. Ondan sonra sürekli oraya gitmek için bahaneler buluyordu. Hatta veteriner onu geçen hafta kapısının önünden geçerken görünce içeri kahve içmeye çağırmıştı. Öykü o günden sonra daha çok görmek istiyordu veterineri. Hakkında bütün bilgiye sahipti.. Öykü daha üniversite 4. sınıftaydı, veteriner ile aralarında 3 yaş vardı..." 

👉Öykü Bölümü:  Feri Peri
"Ayakları ondan evvel davranıp harekete geçmişlerdi bile. Hızlı adımlarla yürüyor, ılık sabah rüzgarını kızarmaktan kendilerini alamayan yanaklarında hissediyordu. Başını gözyüzüne doğru kaldırdı. Mavinin envaiçeşit rengine bürünmüş, güneşin anaç ışıklarından şahsına pay çıkarmaya çalışıyordu gök kubbe.

'Ne güzel bir Nisan sabahı..." dedi Öykü mutluluğun iksiri aşık olma hali ile sarhoş olurken. Küçük kedicik o sırada iyice kucağına yayılmış, karamel kahvesi tüylerini yalamakla meşguldü.

Bir sokak geçti, sonra bir sokak daha. Veteriner kliniği ile arasında sadece yirmi metre kalmıştı ki hemen yanı başındaki bir dükkanın camekanının önünde durdu. Camın yansımasında kendisini yeterince beğenene kadar üstüne başına bir çeki düzen verme gayretine girişti. Ensesinde topladığı koyu kumral saçlarını saldı. Saçlar omuzlarına düştü; perçemleri de küçük ve sevimli alnına. İşte şimdi hazırdı..." 

👉Öykü Bölümü:  Bir Yıldızın Hikayesi

"Heyecan içinde özel kliniğin merdivenlerinden çıkarken kalp atışlarının ritmini frenlemek istercesine elini göğsüne bastırdı ve her adımı ile yüreğinin derinliklerinde giderek daha da çoğaldıklarını hissettiği pır pır uçuşan sevgi kelebeklerine hemen oradan uzaklaşmalarını söyledi. Olabildiğince normal görünmeye gayret etse de kucağında taşıdığı yaralı minik kedi kadar ürkek ve narindi. Bekleme salonunda girdiğinde daha önce hiç karşılaşmadığı sarı saçlı, ela gözlü, beyaz önlüğün içinde bile oldukça alımlı görünen bir genç kız karşıladı onu. 'Bu kız da nereden çıktı şimdi?' dedi içinden. Öfkesini yatıştırmaya çalışarak 'Tunç Bey müsait mi?' diye sordu ve ekledi 'Minik kedinin durumu biraz acil de'. 'Tunç Bey şimdi bir operasyonda. 15 dakikaya kadar çıkar. O müsait oluncaya kadar ilk müdahaleyi ben yapayım dilerseniz. Ben onun yeni asistanıyım, adım Seray' deyip onay beklemeden çekip aldı kediciği Öykü’nün kucağından. Onu muayene odasına doğru götürürken geride bıraktığı parfümün rüzgarından hiç hoşlanmamıştı Öykü. Asistanın mekanik kollarında muayeneye giden kedicik ise çaresizce teslim oldu kaderine. Müjde annenin biricik kuzusu ve mahalledeki en yakın kankası Bücürük’le bugünkü pinpon maçını iptal edecekti mecburen."

👉Öykü Bölümü:  Sibella
"Öyle görünüyordu ki beklemekten başka bir şansı yoktu. Boş bulduğu bir sandalyeye yöneldiği sırada telefonundan gelen sesle aniden irkildi. Arayan Müjde’den başkası değildi. Ne diyecekti şimdi ona? Düşünmek yerine telefonu açmaya karar verdi. Telefondaki sesle ikinci defa irkildi. 'Öykü! Neredesin sen Allah aşkına? Okula da gitmemişsin bugün. Akşamki maçı unuttuğunu söyleme sakın bana!' Derin bir nefes aldı ve 'Müjde...' dedi; 'Söz veriyorum en ince ayrıntısına kadar anlatacağım ama şimdi değil. Maçı da ertelememiz gerekiyor. Kızma olur mu?' diyerek kapattı telefonu. Neyse ki Müjde fazla kurcalamamıştı konuyu.

Telefonu çantasına koyarken , merdivenlerden inen Tunç’u gördü. Heyecanlanmayacağına dair kendi kendini telkin ederken Tunç da onu çoktan görmüştü. 'Öykü...' dedi; 'Senin burada ne işin var?' 'Şey...' diyebildi… 'Kedi.. araba çarptı da aklıma sen geldin.' 'Çok iyi yapmışsın, nerede şimdi? Seray ilk müdahaleyi yapmıştır, gel bir beraber bakalım nesi varmış senin kedinin.' Seray adını duymaktan hoşlanmadığını fark etti ama muayene odasına Tunç'la girecek olmak ona adeta zafer kazandırmıştı. Küçük bir müdahale sonrası kedicik de kendine gelmişti. Artık gitme vaktiydi. Oysaki gitmek hiç içinden gelmiyordu. Vedalaşırken dile getirmeye çekinir gibi tutuk bir tavırla 'Şey...' dedi yine. 'Öğle tatili vakti geldi galiba, aç mıydın?' Tunç biraz düşünür gibi oldu; 'Aslında çok aç değilim ama şu köşe başında yeni bir pastahane açıldı, tatlılarının güzel olduğunu söylüyorlar. Ne dersin tatlı yiyelim mi?'"

👉Öykü Bölümü:  Mutlu Yazar 
"Öykü Tunç'un teklifini duyunca sevinçten çığlık atmamak için zor tuttu kendini. Sevincini belli etmemeye çalışarak tamam benim için uygun diyerek cevap verdi. Bir taraftan da Tunç'u süzüyordu. Tunç uzun boylu, geniş omuzlu, kumral, yeşil gözlü kendinden emin tavırlı, sakin bir gençti. Öykü'ye gülümseyerek 'Hadi çıkalım.' dedi. Tunç Öykü'nün ilgisini fark etmişti. Bu ilgi hoşuna da gitmişti fakat belli etmedi. O da Öykü'yü beğeniyordu. Neden olmasın diye mırıldandı. Aslında tanımak da istiyordu onu. Gördüğü diğer kızlardan farklıydı. Doğal, saf bir görüntüsü vardı. Üniversite hayatında  hiç ciddi ilişkisi olmamış, kimseye güvenememişti.

Pastahanede oturup biraz sohbet ettiler. Havadan sudan konuştular. Daha sonra Tunç Öykü'nün okulunu sordu. Bu sene bitireceğini öğrenince çok sevindi. Tunç'un ses tonu  o kadar yumuşak ve etkileyiciydi ki hiç susmasın konuşsun istiyordu Öykü. İkisi de çok keyif almıştı bu sohbetten.
Öykü Müjde'yi düşündü bir an, Tunç'u tanısa nasıl şanslı olduğunu söylerdi Öykü'ye herhalde.
Az sonra Tunç ayağa kalktı; 'Artık gitmem gerekiyor iş beklemez' dedi. Öykü'ye dönüp '...yarın tekrar buluşalım istersen...'  diye gülümsedi.

Öykü bu gelişmeden çok mutlu olmuştu. Hiç bu kadarını beklemiyordu. Yeni bir aşk mı başlıyordu acaba? 'Tamam, yarın görüşürüz!' diyebildi. Tekrar buluşmak üzere vedalaşıp ayrıldılar..."


👉Öykü Bölümü:  Berlin Berlin


Öykü'nün içi içine sığmıyordu. Yarın tekrar buluşacaklardı. Bu ne demekti? Acaba Tunç'un hisleri de Öykü'nünki ile aynı mı idi? Bu teklif acaba bir ilişkinin başlangıcı mı idi? Yoksa sadece arkadaşça, basit bir buluşma teklifi mi idi? Seray Tunç'un sadece asistanı mı idi? Yoksa aralarında bir bağ var mı idi? Bunun gibi yüzlerce düşünceyle, heyecan içinde yarının gelmesini bekliyordu. Müjde'yi arasamı idi? Ama geç olmuştu. Bir yandan da bu gece heyecandan uyuyamayacağını düşünüyor ve yarın gözünün altında bir sürü mor halka ile Tunç'un karşısına geçmek istemiyordu. Yatağına uzandı ve bir sürü düşünceyle, sonunda uykuya daldı. 



Öykü Bölümü :Sessiz kaldım 

Öykü derin bir uykuya dalar ve kafasında binlerce düşünceyle uyur...Ve güzel bir sabaha uyanır lavaboya gider elini yüzünü yıkar kendine gelir öyle ki neşeli  neşeli  içinden bir  şarkı mırıldanıyor  du  ..yalnız benim için bak yeşil yeşil diye mırıldanıyor du :) öykü eski  şarkıları dinlemeyi severdi zaman zaman ...Annesi seslendi  hayırdır öykü bu sabah ne mutluluk ne neşe böyle bu sefer güzel rüyalar gördün galiba yüzün de adeta güller açıyor malum geçen sefer kötü bir kabus görmüştün...

Öykü  derin bir nefes alır yüzün de o tatlı gülümsemesiyle annesine döner hiç bir şeyim yok der annesine sadece bir kaç sınavımdan  iyi not aldım    biraz rahatladım ondan anneciğim :)der 
iyi peki öyle olsun bakalım dedi annesi   hadi o zaman kahvaltıya ...Güzel bir kahvaltıdan sonra öykü heyecanla Tunç'la buluşacağı saatleri iple çekiyordu  üstünü giyen öykü artık hazırdı annesini öptü görüşürüz anneciğim diyerek evden çıktı dışarıda bir kaç işini hallettikten sonra Tunç'la buluşacağı zaman gelmişti zaten dünden beri çok heyecanlıydı  ve heyecanı iki katına çıkmıştı kalbi pır pır ediyordu adeta ...Ve  Tunç'un özel   kliniğine doğru yürümeye başladı  ve gelmişti artık içeri girdi karşısın da Tunç'u göreceğini beklerken asistanı Seray çıktı zaten ona karşı içini kemiren sorular vardı neyse ki çabuk toparlandı merhaba Seray dedi Seray da merhaba öykü hoş geldin dedi  ..hoş buldum  der öykü ...Ve tam Tunç'u soracakken  Tunç odasından  çıkar  Tunç öykü gördüğü an içinde kelebekler uçmaya başlamıştı Tunç'un hemen merhaba hoş geldin Öykü ..Öykü: merhaba hoş buldum der onun  da içi cıvıl cıvıldı Öykünün  ...Tunç hadi çıkalım mı  der öyküye ...Öykü Tabi hazırım çıkabiliriz .. Ve     ikisi de çıkar   yan yana yürümeye başladılar Öykünün halen kafasında binlerce sorulara rağmen Tunç'un  yanın da olduğu için çok mutluydu...Tunç o naif sakin ses   tonuyla Öykü'ye bakar nereye gitmek istersin diye sorar ...Öykü  bir an düşünür  güzel bir deniz havasımı alsak  Vapurda çay simit çok güzel gider   martılar der Öykü ..Tunç Tabi neden olmasın çok güzel olur hadi o zaman gidelim der Öykü'ye  Ve vapura doğru yol almaya başlarlar ..  Ve yolda konuşmaya başlarlar ...



Not:yayında karışıklık oldu yazdığınız yorumlar taslak olarak kayıt ettiğim öykünün bölümün de kaldı özür dilerim bunun için yeninden yorum yaparsanız      çok mutlu olurum  

Sevgili DeepTone ,Blogcu Sultan,Beyda'nın Kitaplığı üçüne de Çok teşekkür ediyorum o güzel yorumları için  gerçekten ...





18 Nisan 2018 Çarşamba

Güzel şeyler güzel mutluluklar :)

Efendim tüm dostlara   selamlar sevgiler olsun  vallahi şu yorgun  günlerim de çok güzel şeyler olması insanı  mutlu ediyor gerçekten biraz olsun unutuyorsun bazı şeyleri moral oluyor yahu :) efem sevgili güzel gönlü Eren O.  Düzenlediği  güzel çekilişi kazanmanın  mutluluğu için de olmak çok güzel ve keyfili hemende ikinci kez kazanmak ayrı bir keyif ve mutluluk oldu benim için güzel gönlü Eren .O çok teşekkür ediyorum o güzel hediyeleri için emeğine ellerine sağlık hepsini  severek kullananı cam  :) ve çok güzel anılar olarak bende yerini aldılar  :) ve güzel  hediyelerim :) 




Bayıldım o küçük para cüzdanına :)) hanin  kardeşim  hemen sahip çıkıyordu havanı alırsın dedim :)) 

Ve güzel bir dosttan Kübra Gülen  den canım benim den :)  daha kazandığım  güzel bir çekiliş hediyelerim  var daha :)) çok ballı mıyım  neyim ben :)))) hahahaha   






 renkleri çok güzel hepsini de severek kullamıcam gerçekten :)) anam şu küçük kardeşim bir de benim bu güzel hediyelerime sahip çıkmasa  ne kadar  güzel olacak :)) baş belası yahu :)) virmem dedim :)) arada kullana bilirsin dedim :)) sadece :))  ve son olarak güzel bir etkinlik yapmıştı Zeynep İncirli Kurabiye    Bir kitap bir kart çokta güzel bir etkinlik oldu bakalım kime kimler çıkmış bekleyip göreceğiz şimdi kim kime   gönderdiğini bilmiyor tüm eşleştirmeyi Sevgili Zeynep Yaptı :) bakalım  heyecanla  ve mutlulukla bekliyoruz :)) bu güzel etkinlik sayesin de Sevgili Zeynep mi tanmış oldum güzel bir dost kazanmış oldum :) çokta güzel oldu vallahi inşallah böyle güzel etkinlikler hep olur :)) Hepsinin de emeğine ellerine sağlık efendim çok teşekkür ediyorum  gönülden  He bu arada unutuyordum  bir güzel bir etkinlik daha var bence herkes katılsın :) çok güzel bir öykü  mimi yazmaya başladı dostlar  sevgili  Berlin Berlin  başlatığı  öykü mimi şimdiden bir kaç güzel dost yazdı bile  hadi sizde katılın :))  bende düşünüyorum acaba yapa bilir miyim diye ama bilmedim :)) becere bilir miyim ki :))  henüz haberiniz yoksa bende dahil olun hemen :)) 

Ve güzel insan Senden Benden Bizden  düzenlediği bu çekilişi den kazandığım güzel hediyelerim  :) çok teşekkür ediyorum emeğine ellerine sağlık canım benim :) 





işte yazan dostlar 









https://gunesebakarken.blogspot.com.tr/  ve en son mimlenen arkadaşımız    oda en kısa zamanda yazacak bekliyoruz :) 

hadi bakalım nasıl bir öykü olacak ve nereye gidecek sonu heyecanla bekliyoruz :) 


Efem şimdilik böyle güzel haberler getirdim size inşallah daha nice güzel haberler alırız hep birlikte en güzeline emanet olun sevgiler :) 





Hadi bu şarkıda sizlere gelsin :)) 


9 Nisan 2018 Pazartesi

meloş işte :))




Bir  Candan Erçetin  Bahar  şarkısı olmaz sa olmaz  dimi :)) keyfili dinlemeler :)


Efendim  tüm dostlara  selamlar  sevgiler olsun   çok şükür  mart ayı çıktı insan  geldi  bahar geldi hoşgeldi efendim :)  gönlümüz  gözümüz  açıldı  bol güneş  gördük :) bana gelince   bir ara yamulduk  şimdi iyim çok şükür:))  onun dışında      koşturma  devam  :)) efem  Bizim meloş bu aralar  ressam oldu  :)) nasıl yani  der gibi  dediğinizi  duyar gibiyim   :)) efendim  bizim  evin üstü dükkan bayadır boştu sonun da biri tutmuş iyi ki de tutmuş :)) gelen ressam bir  abimiz  sanatkar bir insan çok güzel tabloları var gerçekten  güzel    işler yapmış efem gel zaman git zaman biz meloş hemen arkadaş oldu ressam abiyle sağ olsun oda sevdi bizim meloşu iki kanka oldular  :)) meloş artık sabah kahvaltısını yapıp soluğu yanın da alıyor orada uğraş veriyor eline ressam abim de çaylar kahveler sohbetler meloşla  oh  :)) adamın  keyfi  gıcır :)) vallahi :) takılıyor orada akşam üstü de eve geliyor  çok  şükür beni delirtme den  giriyor  :)) şimdi ona vapur sözüm  var götüreceğim inşallah bu hafta sonu  götürecektim hava pek güzel değildi  bakalım bu hafta gideriz inşallah vesselam  bizim meloş kendine  uğraş  buldu  :)) annemle biz de biraz rahat ettik vallahi  :)) en azından gözümüzün önünde  sağ olsun ressam abi olsun bizim bakkal kemal abi sucu Vedat  abi  hepsi  göz kulak oluyorlar  :) bizim meloşa  asıl olaya gelin :))  iki gün önce bizim ayla teyze var iki sokak alta oturuyor  akşam ona gittik çaya   meloş da geldi onsuz olur mu hiç :)) sen bu melo önden çık git sokağın  tam köşesi var oraya kadar gitmiş  buna bir bağırdım ses versin diye  neyse baktım  orada  duruyor bekliyor  bizi.. o anda tam karşıdan bir araba geliyor kamyonet tarzı oda geldi tam bizim meloşun yanın da durdu bende sandım adres  soracak galiba .. annem hemen önden koşmaya çalıştı bende arkadan hemen gidiyorum.. kapıyı açtı meloşu çağırıyor gel diye bir de kolun dan tutup içeri doğru almaya çalışınca ..ben bir  uçar annem de bir yandan  hem meloşa bağırıyor . hemde adamlara o anlamaz diye ..ben de ayakkabılarımı  tam giymedim  ben bir uçar elim de ayakkabı   hemen meloşu kenara çektim  kapıyı açtım  tam adama ayakkabıyı kafasında patlatırken karşıma çıka çıka öküz  halamın  oğlu çıktı ali abim :)) şimdi döver misin söver misin  :)) bu deli arkadaşıyla  gelmiş meğer meloşu da görünce gel iki tur gezdireyim demiş meloşa  anam  bu meloşta hain demiyor ki ali abim seste vermeyince annemle biz de bir panik korku  oldu ister istemez  neyse olay ortaya çıkınca halamın oğlu ve arkadaşı elim den ucuz kurtuldular  :)) velhasıl böyle bir olay yaşadık hep bu sokak laması yüzün den bozuk karanlık  olunca görünmüyor arabanın içi  ancak yaklaşınca  anlaşıyor :) meloş işte  yaptı gene meloşluğunu  :))) bizim  evde meloş varsa bol aksiyon  bol heyecan vardır :))  Efemdim bizim meloş hepinize  selamlarını sevgilerini  iletmemi istedi :) devamı olacak :)) 

5 Nisan 2018 Perşembe

Hadi Düşün ....









Hadi düşün satırlar yüreğimin en ücra köşesin den... Hadi susmayın dağılın kırık dökük kalmış cümleler ...ağlatın varsa kıyam vurmuş hazin bir masalın sonu gibi Hadi ...Hadi bir türkü çığır unutulmuş bestelerden notalar dan olsun Hadi ...Hadi diyen sığ bir kelimin ardında saklanmış hüzünler gibi gel Hadi ... Hadi seni senden beni beni benden soyha gönlün den ..koy bir ığdırık kalmış kapının önün de Hadi ...hadi yağmurlar yağarken yaktığın ağıtların gibi bırak tüm çığlıklarını Hadi ....Hadi koy bir yalnızlık oda senden olsun son kalan sözün ....Hadi..




1 Nisan 2018 Pazar

Ben geldim 😊😊

Efendim selamlar sevgiler olsun tüm dostlara efendim uzun zamandır yazamıyorum biraz kosturmalarim vardı birde üstüne bir güzel hasta oldum kullandığım kan ilaçlarından bir güzel zehirlen bir güzel kapar sonra hastanelik ol birde üstüne ses gittik boğazlar şiş Allah'ım kabus gibiydi gerçekten 😲neyse ki bugün biraz daha iyim çok şükür yavaş yavaş kendine geliyorum velhasil biraz şifayi kaptık tabi arada sizleri de çok özledim ya evde PC bozulunca da yazamadım baktım olmuyor dedim özlem telefondan yaz gitsin neyse bir yumoş verneli kardeşim biraz gösterdi etti yazıyorum bende 😀😊inşallah kelime hatası olmaz 😁artık sizin gözünüze takılan olursa söyleyin emi 😊canlar biraz daha kendime geleyim dönucem sahalara 😊😂buralardan ve sizlerden uzak olmuyor vallahi 😊💕💕ve yazmayı özledim yahu 😊 şimdilik durumlar böyle canlar anlatacak çok şey birikti az daha kendime geleyim inşallah hepsini anlatacağım seviyorum sizleri sizleri guzel bakın emi kendinize  sevgiler selamlar 💕💕😊

1 Mart 2018 Perşembe

Bir çığlıktı hepsi bu işte ......


Bir figan yükselir yakıp yıktığım zorlu dağların eteklerin den dökülür bir zılgıtlar  ...Bir hüsran çalar  kapımı  kayıp kentin  dar sokakların dan ...Bir çığlık yankılanır kıyamet  günü  gelmiş kör bir kedinin  gözlerin de bıraktığım  bir damla  göz yaşı  gibi ....Vurun  vurun  da bitsin  bu hunharca hüzünler  biriktirdiğim  yosun  kokan  yalnızlığımı  ....Günler  geceye gündüzler karanlığa  karışır kahırlara  sardığım  umutlar gibi ....Bir menekşe çiçeğinin sessizliğin de tükettim  seni sevdiğim  tüm zamanları ...Vurun  vurun da  bitsin bu hunharca hüzünler biriktirdiğim yosun kokan yalnızlığımı ..
Diller lal olmuş köhne bir kapının  dibin de son bulmuş unutulmuş  sözler ....yazımı kışa yüreğimi  ağlayan  bir çocuğun  gözlerinde bıraktım ....Şimdi kurduğum  hayallerimi kurduğum  düşlerimi  senin  bana  son  baktığın  gözlerin de bıraktım  ..Hadi susalım artık  ....











16 Şubat 2018 Cuma

Nicedir sevmek isterdim ...

Niceden dökülüyor ölümün soğuk  yüzü ..avuçlarıma  kalan bir  tutam göz yaşı gibi.. soğuk bir nefesin karanlığında asılı kalmış ..bir idam sehpası gibiydi gönlümün kanayan hüzünleri ...nicedir sevmek isterdim nicedir ağlamak   bir gökyüzünün suskunluğu gibi ....kayıp giden karanlığın  yokluğunda   tükenmek gibiydi aramızda kalmış karlı dağlarının  ağıtları gibiydi..  nicedir sevmek ...kavuşmak  kanadık kırık martılarının çığlıkların da kaldı hasretler denizin  yorgun dalgaların da yıkandı ...özlemler kıyılara vurdu salık bir sandal gibi yüreğimin sönmüş ateşsin de son buldu ..nicedir sevmek isterdim   olmadı..  Sessiz kaldım ..

Bu satırları yazmama   ilham veren gönlü güzel dosta sevgili Berika'nın Günlüğü  buyurun efendim o güzel  gönlünden dökülen satırlar Niceden ....  bloğunda çok sevdiğim  şarkıyı da buraya bırakıyorum keyifli dinlemeler ..